« EStrateji - Internet Stratejisi | Main | Kim günde 1.000.000 (bir milyon) ziyaretçi ister ki? -2- »

Kim günde 1.000.000 (bir milyon) ziyaretçi ister ki?

Ya da şöyle sorayım 1.000.000 ziyaretçi sizin için ne anlam ifade eder?

Danışmanlığım için bana başvuran site sahiplerinin ilk sordukları soru

-Siteme daha fazla ziyaretçi nasıl çekebilirim?

Sitelerinize daha fazla ziyaretçi çekmenin elbette birçok yolu var, bunu da zamanla tek tek burada anlatacağım, ancak daha fazla ziyaretçi mantığı bana hiçbir zaman doğru gelmedi. Yoo yalan söylemeyeyim 1995 yılıydı, ilk sitemi o zaman kurmuştum ve aklımdaki tek düşünce sitemin ziyaretçi sayısını nasıl artırabilirim olmuştu.

O zamanlar web konusunda çok az şey biliyordum, siteme ziyaretçi çekmek için neler yapmadım ki!

Arama motorları o zamanlar Hotbot, Altavista ve Yahoo ekseni etrafında dönüyordu. DMOZ projesi hakkında spekülasyonlar yapılıyor, Yahoo editörlerini nasıl geçebilir, sitemizi nasıl Yahoo ya ekletebiliriz diye düşünüyorduk.

Velhasıl zaman içinde denemediğim yol kalmadı. Elbette ziyaretçi sayımda çok ciddi artışlar vardı, bunun yanında iş yükümde de doğru orantılı artışlar kimi zaman boğulmalar yaşamaya başladım.

Bir süre sonra farkettim ki, ziyaretçi sayımı artırmaya çalışarak hem kendim için hemde cüzdanım için bir hayli yük oluşturuyorum. Bir şekilde bu sorunu aşmalı ve yeni bir yöntem denemeliydim. İlk sitemde hiçbir şey satmıyor, hatta hiçbir şey sunmuyordum. Sadece benim için önemli olan siteme ziyaretçilerin gelmesi ve gitmesiydi :)

Neyse, lafı çok uzatmayayım yaklaşık 2 yıl boyunca kendi sitem için her türlü tanıtım, pazarlama faaliyetinde bulunduktan sonra, ay sonu gelen faturalarla baş edemeyeceğimi anladım. Temel olarak bir tür hamallık yapıyordum. Ziyaretçi hamallığı, hatta öyle bir hamallık ki ziyaretçilerimi sırtımda taşıdığım yetmiyormuş gibi, her ay tonlarca fatura da web hosting ve bandwith (bant genişliği) kullanımına gidiyordu.

Çok ziyaretçisi olan sitemi gözyaşları içerisinde terk edip, kapatma kararı aldım. Biliyorum bir çoğunuza mantıklı gelmeyecek, hatta içinizden bana kızanlar bile çıkacak, ancak unutmayın yıl 1997 !

Ortada henüz Google yok, Adsense yok, sadece Affiliate (Satış ortaklığı) programları ve şu anda Türkiye'de ki gibi büyük siteler için, izlendiğin kadar öde (Pay per view) banner reklamları var.

Evet, radikal bir karar verip sitemi kapattım ve bir süre gerçek dünyada para kazanmanın yollarını aramaya başladım. Aslında bir Holding'in Bilgi İşlem Müdürüydüm ve kazancım da internet dünyası ile kıyaslanmayacak durumdaydı.

Peki peki tamam, toparlıyorum :) Internet'den kopamayacağımı yaklaşık 3 ay sonra anladım ve yapabileceklerimi araştırmaya başladım. Bu sefer bir farkla, Internet'den para kazanacaktım, yine çok ziyaretçim olacak ama gelen ziyaretçileri egomu tatmin etmek için değil, bana para kazandırmaları için kullanacaktım.

Sonuç ? Yine bir fiyasko...

Neler mi öğrendim? diğer yazımda buraya kadar anlattığım bu trajedinin nasıl bir başarıya dönüştüğünü anlatacağım.

bu noktada size çok sevdiğim bir sözü hatırlatmak istiyorum:

Uzman: Bir alanda yapılabilecek her türlü yanlışı ve hatayı yapmış kişidir :)

Saygılarımla
Abdullah Gürcan
E-Stratejist
www.Estratejist.com

TrackBack

TrackBack URL for this entry:
http://www.estratejist.com/cgi-bin/mt/mt-tb.cgi/4

Comments (2)

Blezx:

Güzel ve doğru konu...
Konunun devamını dilerim :)

megu:

1997 yıllarında Türkinternet siteleri parmakla gösterilebilecek kadar azdı. O zamanlar domain almak bir hayaldi.

Bir ortaokul öğrencisi olarak ben de o zamanlar gaza gelip, Frontpage'i çözüp FTP'yi bulup site kurmuştum. XOOM vardı o zamanlar, orada host ediyordum, Come.To'dan da bir adres almıştım. O zamanların modası Online kurmaktı. Hacking, trojan, rock müziği, geyikler üzerine kurulu bir siteydi. Siteden clickagents denen site ile pay per click ile 50 dolar kazanmıştım. Ancak zaman ile geri kalmış ve kapatmıştım.

O zamanlar Türkiye interneti dial up ile sürünüyordu. O zamanlardan aklımda kalan siteler Cehennem, Zuxxi, rahmetli Raksnet, Kurbağa, Acemi.net ve Asparagaz gibi sitelerdi.

Ama Türk interneti de zamanla büyük hızla gelişti. Artık çok kaliteli siteler bulunmakta, insanlar gruplanmakta ve yardımlaşmakta.

Bu gelişimde Google'ın da payı büyüktür.

Ben o zamanlar günde 15 20 ziyaretçiye göbek atıyordum şimdi günde 100 200 ziyaretçiyi beğenmiyorum...

Çoğu kişi günde 1 milyon ziyaretçi ister :)

Post a comment

(If you haven't left a comment here before, you may need to be approved by the site owner before your comment will appear. Until then, it won't appear on the entry. Thanks for waiting.)

About

This page contains a single entry from the blog posted on 16.05.07 12:42.

The previous post in this blog was EStrateji - Internet Stratejisi.

The next post in this blog is Kim günde 1.000.000 (bir milyon) ziyaretçi ister ki? -2-.

Many more can be found on the main index page or by looking through the archives.